Aile Konutu Şerhi Bulunan Taşınmaz Hakkında Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılabilir Mi?
- 11 Şub 2024
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 20 Oca
Aile Konutu Şerhi Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davasına Engel Olur mu?
Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi, eşlerin barınma ihtiyacını güvence altına almak amacıyla "aile konutu" kavramına mutlak bir koruma sağlamaktadır. Bu madde uyarınca, malik olan eş, diğer eşin rızası olmaksızın aile konutunu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz. Tapu kütüğüne işlenen "aile konutu şerhi", bu korumanın en somut göstergesidir.
Ancak, eşler arasında mülkiyetin paylı olduğu durumlarda, eşlerden birinin bu ortaklığı bitirmek istemesi (ortaklığın giderilmesi davası açması) ile diğer eşin aile konutu korumasına sığınması, hukuk sistemimizde mülkiyet hakkı ile ailenin korunması İlkesi arasında ciddi bir çatışma yaratmaktadır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2016/12589 E., 2020/266 K. sayılı kararı, bu çatışmada ibreyi uzun süre aile konutunun korunması yönüne çeviren yerleşik içtihadı temsil etmektedir. Söz konusu karara göre; taraflar arasındaki evlilik birliği devam ettiği sürece ve tapuda aile konutu şerhi bulunduğu müddetçe, eşlerden birinin açacağı ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasının dinlenmesi mümkün değildir.
Yüksek Mahkeme, aile konutu şerhinin varlığını, satış yoluyla ortaklığın giderilmesine engel teşkil eden hukuki bir engel olarak nitelendirmiş ve şerh terkin edilmeden davanın kabul edilemeyeceğine hükmetmiştir.
Ancak bu mutlak koruma yaklaşımı, mülkiyet hakkını süresiz olarak kısıtladığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından anayasal denetime tabi tutulmuştur. Makalemize konu Yargıtay kararının aksine, AYM'nin 16/9/2020 tarihli Feridun Çalışkan Başvurusu hakkındaki kararı dengeleri değiştirmiştir.
AYM, ortaklığın giderilmesi davasının sırf aile konutu şerhi var diye reddedilmesini, davacı eşin mülkiyet hakkına yapılmış orantısız bir müdahale olarak değerlendirmiştir. Yani Anayasa Mahkemesi, aile konutu korumasının, diğer eşin mülkiyetten kaynaklı satış isteme hakkını tamamen ve süresiz olarak yok etmemesi gerektiğini vurgulamıştır.
Sonuç olarak; Yargıtay'ın kararlarında "Aile konutu şerhi varsa ortaklığın giderilmesi davası açılamaz" denilse de, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararı sonrası hukuk pratiğinde yeni bir dönem başlamıştır.
Artık mahkemeler, bu tür davalarda sadece şerhin varlığına bakarak davanı reddetmek yerine, her somut olayda aile konutuna duyulan ihtiyaç ile mülkiyet hakkı arasında adil bir denge kurmak zorundadır. Bu nedenle, üzerinde aile konutu şerhi olan bir taşınmazın satışı veya paylaşımı konusunda dava açmadan önce, güncel anayasal içtihatları da kapsayan derinlikli bir hukuki strateji belirlenmesi şarttır. Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasıyla ilgili detaylı bilgi edinmek için Yargıtay Kararları Işığında Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası, Ortaklığın giderilmesi davalarında davalı yararına vekalet ücretine hükmedilir mi?, Banka hesabındaki miras kalan para için ortaklığın giderilmesi davası açılabilir mi?, Kat Mülkiyetine Geçiş Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu), Tapuya "yol" olarak tescil edilen taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açılabilir mi?, Birden fazla taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir mi?, Paydaş olmayan kişinin açtığı ortaklığın giderilmesi davasının reddi gerekir., Paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda alacaklının ortaklığın giderilmesi davası açması mümkün müdür?, Davacı ortaklığın giderilmesi davasından feragat ederse ne olur?, Ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmaz üzerinde intifa hakkı sahibi varsa bu kişinin de davaya dahil edilmesi gerekir., Alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasında satış bedeli kime ödenir?, Ortaklığın giderilmesi davasında ilamlı takip yoluyla satış istenebilir mi?, Tapu iptal tescil davalarının ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele yapılması gerekir., Kamulaştırılmış taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası kabul edilir mi?, Miras taksim sözleşmesi yapılmışsa ortaklığın giderilmesi davası açılabilir mi?, Kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi istenebilir mi?, Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasında aynen taksim nasıl yapılır?, Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası ve İntifa Hakkı başlıklı yazılarımızı da okuyabilirsiniz.
Aile konutu şerhi bulunan taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılamayacağına ilişkin Yargıtay Kararı
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/12589 E., 2020/266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.01.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 1158 ada 48 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 no'lu bağımsız bölümün ortaklığının satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunduğundan bahisle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Hemen belirtilmelidir ki, aile konutunun, hak sahibi eş tarafından devri ve konut üzerindeki hakların sınırlandırılması, diğer eşin açık rızasına bağlıdır. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir (TMK m.194). Bu rıza alınmadan konutla ilgili yapılan tasarruf işlemi geçersizdir. Bu geçersizliği, rızası gereken eş konutun bu vasfını devam ettirmesi koşuluyla evlilik birliği süresince ileri sürebilir. Evlilik, ölümle veya boşanma yahut da iptal kararıyla sona ermiş ise, Türk Medeni Kanununun 194. maddesinin "aile konutuna" sağladığı koruma da sona erer ve diğer eşin rızası alınmadan yapılan tasarruf işlemi yapıldığı andan itibaren geçerlilik kazanır.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın taraflar adına 1/2'şer pay ile kayıtlı olduğu, Nazilli Aile Mahkemesinin 14.02.2012 tarih, 2011/396 Esas, 2012/101 Karar sayılı hükmü ile dava konusu taşınmaz üzerine "aile konutu" şerhi konulduğu, hükmün 04.04.2013 tarihinde kesinleştiği, dosyanın temyiz incelemesi sırasında yapılan nüfus kaydı incelemesinde taraflar arasındaki evlilik birliğinin de devam ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaza aile konutu şerhi konulduğuna göre artık bu şerh, ortaklığın giderilmesine engel teşkil eder. Tapu kaydındaki aile konutu şerhi terkin edilmediği müddetçe ortaklığın giderilmesine karar verilmesi mümkün olmadığından mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.01.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin 16/9/2020 tarihli Feridun Çalışkan ve Diğerleri Kararında "...ortaklığın giderilmesi davasının paydaşlardan birinin eşinin aile konutu itirazında bulunması nedeniyle reddedilmesinin başvuruculara -diğer tarafın menfaatlerine nazaran- orantısız bir külfet yüklenmesine yol açtığına, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine..." karar verilmiştir.


Yorumlar