top of page
SON YAZILAR


Malpraktis (Doktor Hatası) Sebebiyle Ceza Davası 2026
Günümüzde sağlık hizmetleri, bireylerin hayat kalitesini doğrudan etkileyen kritik bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak, tıbbi müdahalelerde yaşanan hatalar, hem hasta hem de doktor açısından ciddi hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilmektedir. Malpraktis davaları, bu bağlamda en çok karşılaşılan konulardan biridir. Bu yazıda, malpraktis kavramını, doktorların hangi durumlarda cezai sorumluluk altına girdiğini ve bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususları ele alıyoruz.


Boşanma Davasında Delil Olarak Kullanmak İçin Eşin Telefon Görüşmelerinin Kaydedilmesi Suç Mudur?
Boşanma Davasında Delil Amaçlı Casus Yazılım Kullanımı Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu Sayılır mı? Boşanma davalarında, özellikle zina veya sadakatsizlik gibi kusur durumlarının ispatlanması mahremiyetin doğası gereği oldukça zordur. Eşler aldatıldıklarını kanıtlayabilmek adına teknolojik imkanlara başvurmakta, bazen ses kayıt cihazları bazen de telefonlara yüklenen casus programlar aracılığıyla delil elde etmeye çalışmaktadır. Ancak bu yöntemler, Türk Ceza Kanunu 'nun


Oyuncak Tabancanın Gösterilmesi Silahla Tehdit Suçunu Oluşturur Mu?
Oyuncak Tabanca İle Tehdit Silahla Tehdit Suçunu Oluşturur Mu? Türk Ceza Kanunu 'nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu mağdurun iç huzurunu ve irade özgürlüğünü hedef alan bir eylemdir. Kanun koyucu, bu suçun silahla işlenmesini (TCK 106/2-a), mağdur üzerinde yarattığı korkunun boyutu ve suçun işlenişindeki kolaylık nedeniyle daha ağır cezayı gerektiren nitelikli bir hal olarak düzenlemiştir. Ancak uygulamada failin elindeki cismin gerçek bir ateşli silah olmayıp, oyunca


Sanıkların Kredi Çıkmasını Sağlamak Amacıyla Bankaya Sahte Belge Vermesi Bankanın Belgelerin Doğruluğunu Araştırmamış Olması Sebebiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşturmaz
Sahte Belgelerle Kredi Başvurusunda Dolandırıcılık Suçu Oluşur Mu? Türk Ceza Kanunu 'nun 158/1-j maddesi, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenen fiilleri nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirir. Ancak bu suçun yasal unsurlarının oluşabilmesi için failin sadece yalan söylemesi veya sahte bir belge sunması yeterli değildir, aynı zamanda karşı tarafı (bankayı) aldatacak nitelikte, yoğun ve ustaca


Muskayı Bozma Amacıyla Mağdurdan Altın Ve Para Alınması Dini İnanç Ve Duyguların İstismar Edilmesi Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçunu Oluşturur
Türk Ceza Kanunu uygulamasında, failin mağduru kandırarak malvarlığını ele geçirmesi durumunda eylemin hırsızlık mı yoksa dolandırıcılık mı olduğu ayrımı verilecek cezanın miktarını doğrudan etkileyen en kritik hukuki tartışmalardan biridir. Özellikle falcılık, büyü bozma veya muska yazma gibi yöntemlerle kişilerin manevi duygularının sömürüldüğü olaylarda bu ayrım daha da karmaşık hale gelmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/506 E., 2021/111 K. sayılı emsal kararı


Trafikte Yumruk Atıp Gözlük Kırmak Yaralama mı Mala Zarar Verme mi?
Günlük hayatta, özellikle trafikte yaşanan tartışmaların fiziksel kavgaya dönüşmesi sıkça karşılaşılan üzücü durumlardan biridir. Bir anlık öfkeyle atılan bir yumruk mağdurun yüzünde basit bir yaralanmaya neden olurken aynı zamanda gözündeki gözlüğün kırılarak maddi hasar oluşmasına da yol açabilir. Hukuk sistemimizde bu tür olaylar değerlendirilirken, sanığın hem kasten yaralama hem de mala zarar verme suçundan ayrı ayrı cezalandırılıp cezalandırılmayacağı sorusu kritik bir


Tahliye Kararına Rağmen Evi Boşaltmayan Sanığın Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçundan Cezalandırılması Gerekir
Gayrimenkul hukukunda mülkiyet hakkı anayasal güvence altındadır ve malikin taşınmazını dilediği gibi kullanma yetkisi bulunur. Uygulamada sıkça karşılaşılan sorunlardan biri taşınmazı satın alan yeni malikin veya mevcut malikin içeride oturan haksız işgalciyi tahliye etmekte yaşadığı zorluklardır. Genellikle tahliye süreçleri hukuk mahkemelerinin görev alanına giren hukuki ihtilaf olarak görülür ve ceza mahkemeleri bu tür dosyalarda beraat kararı verme eğilimindedir. Ancak i


Uyuşturucu Suçlarında Sadece İkrar Mahkumiyet İçin Yeterli Değildir
Ceza yargılamasında en temel ilke "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Özellikle uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma ve bulundurma suçlarında bu ilke çok daha katı bir şekilde uygulanır. Bir kişinin sadece "ben uyuşturucu kullandım" demesi (ikrarı) o kişinin cezalandırılması için tek başına yeterli bir delil kabul edilmemektedir. Hukuk sistemimiz, suçun maddi konusunun (uyuşturucu maddenin) ele geçirilmesini veya kullanımın bilimsel yöntemlerle kanıtlanmasını zorunlu kıl
bottom of page
