İş Sözleşmesi Devam Ederken Kıdem Tazminatı Ödemesi
- 30 Oca 2024
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 21 Oca
İş İlişkisi Devam Ederken İşçiye Ödenen Kıdem Tazminatının Avans Niteliği Ve Mahsup Sorunu
İş hayatında sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri, işçinin iş sözleşmesi fiilen sona ermediği halde (emeklilik, evlilik veya nakit ihtiyacı gibi nedenlerle) işverenin işçiye kıdem tazminatı adı altında ödeme yapması ve işçinin çalışmaya kesintisiz devam etmesidir.
Hukuken kıdem tazminatı hakkı iş sözleşmesinin yasada belirtilen hallerden biriyle sona ermesi durumunda doğar. Dolayısıyla, iş ilişkisi devam ederken yapılan bu tür ara ödemeler hukuki niteliği itibarıyla teknik anlamda bir kıdem tazminatı ödemesi değil, işçiye verilen bir kıdem tazminatı avansı olarak kabul edilmektedir. Bu ayrım, iş sözleşmesi yıllar sonra gerçekten feshedildiğinde yapılacak hesaplamanın temelini oluşturur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2021/2429 E., 2021/9447 K. sayılı kararı, bu tür ara ödemelerin nihai hesaplamadan nasıl düşüleceğine dair kritik bir hesaplama yöntemi belirlemiştir. Yüksek Mahkeme'ye göre; işçi yıllar sonra işten ayrıldığında kıdem tazminatı hesabı parçalı olarak değil, işe ilk giriş tarihi ile son çıkış tarihi arasındaki tüm hizmet süresi üzerinden ve işçinin aldığı son brüt ücret üzerinden yapılmalıdır. Yani kıdem süresi sıfırlanmaz, aksine tüm süre birleştirilerek bütüncül bir tazminat hesaplanır.
Ancak asıl hukuki incelik mahsup (indirim) işleminde yatmaktadır. İşveren, geçmişte kıdem tazminatı adı altında işçiye bir ödeme yapmıştır. Bu tutarın, son ücret üzerinden hesaplanan toplam tazminattan düşülmesi gerekmektedir.
Yargıtay, bu düşüm işleminin sadece ana para üzerinden yapılmasını hakkaniyete aykırı bulmaktadır. Kararda belirtildiği üzere; geçmişte avans olarak ödenen miktar ödendiği tarihten fesih tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanmalı ve bu faizli toplam tutar işçinin hak ettiği nihai kıdem tazminatından mahsup edilmelidir.

Sonuç olarak, iş sözleşmesi devam ederken yapılan ödemeler işvereni kıdem yükünden tamamen kurtarmaz, sadece borcun bir kısmının avans olarak ifa edilmesini sağlar. Yargıtay'ın bu emsal kararı, işverenlerin "ben parasını ödeyip kıdemini sıfırladım" düşüncesinin hukuken geçersiz olduğunu; işçilerin ise "yıllar önce paramı aldım, hakkım yandı" endişesinin yersiz olduğunu göstermektedir.
Yapılması gereken, toplam süre üzerinden güncel maaşla hesaplanan tazminattan geçmişte ödenen tutarın yasal faiziyle güncellenmiş halinin düşülmesidir.
Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İş sözleşmesi devam ederken yapılan kıdem tazminatı ödemesinin avans niteliğinde olup ödenen bu miktarın kıdem tazminatı alacağından yasal faiziyle birlikte mahsup edilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay Kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/2429 E., 2021/9447 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27/04/2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenin Irak’ta bulunan işyerinde 17.03.2004-25.07.2012 tarihleri arasında ağır vasıta şoförü olarak çalıştığını, davacının net 1.250,00 ABD Doları maaşla çalıştığını, 3 öğün yemek ve kalacak yerin davalı işverenlikçe temin edildiğini, davacının 07.00-21.00 saatleri arası hafta tatili günleri de dahil olmak üzere çalıştığını, dini bayramların ilk günü dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma ve tatil ücretlerinin ödenmediğini, davacıya kısmi ödeme yapıldığını belirterek; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, bakiye ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı def'i ileri sürdüğünü, davacının davalı şirkette 25.03.2005 - 11.07.2011 tarihleri arasında mikser operatörü olarak çalıştığını, emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, kıdem tazminatıının ödendiğini, daha sonra 02.08.2011 - 23.07.2012 tarihleri arasında çalıştığını, davacının yurt dışı hizmet sözleşmesinde aylık ücretin brüt 600 ABD Doları olduğunu, çalışma saatlerinin haftanın 6 günü 08.00-17.00 saatleri arasında olduğunu, Irak'ta hafta sonu tatilinin Cuma günleri yapıldığını, dini bayramlarda ve Nevruz bayramında da şantiyelerde çalışma yapılmadığını, Irakta'ki şantiyelerde iklim koşulları gereği yaz aylarının günün belirli saatleri çalışma yapılamadığını, davacının genel tatil, hafta tatili alacaklarını eksiksiz aldığını, yasal izinlerini kullandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ise kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davalı temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, bölge adliye mahkemesi kararının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesi devam ederken yapılan kıdem tazminatı ödemesi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemler avans niteliğinde sayılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulaması bu doğrultudadır.
Somut uyuşmazlıkta davalı tarafından davacıya 21.07.2011 tarihinde yapılan ödemenin hesaplanan kıdem tazminatı alacağından mahsubu yerindeyse de yukarıda işaret edilen Dairemiz uygulaması gereği davacıya avans olarak yapılan bu ödemenin yasal faizinin de hesaplanarak kıdem tazminatı alacağından mahsubu gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 20.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar