top of page

Kocanın Kadını Kürtaja Zorlaması Boşanma Ve Maddi Manevi Tazminat Sebebi Midir?

  • 31 Ağu 2023
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 23 Oca


Eşi Kürtaja Zorlamak Boşanmada Ağır Kusur Ve Tazminat Sebebidir


Evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerinin bedensel bütünlüğüne ve üreme haklarına saygı duyması yasal bir zorunluluktur. Kadının kendi bedeni üzerindeki tasarruf hakkı evlilik akdi ile eşe devredilemez.


Türk Medeni Kanunu uygulamalarında, eşlerden birinin diğerine çocuk sahibi olma veya olmama konusunda baskı yapması duygusal şiddet ve kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilmektedir. Özellikle bir kocanın hamile eşini istemediği bir çocuğa hamile kaldığı gerekçesiyle kürtaja zorlaması veya bu yönde psikolojik baskı uygulayarak gebeliği sonlandırması boşanma davalarında basit bir geçimsizlik değil, affedilemez bir kusur olarak değerlendirilmektedir.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2017/663 E., 2018/12408 K. sayılı emsal kararı bu konudaki hukuki bakış açısını net bir şekilde ortaya koymuştur. Karara konu olayda; yerel mahkeme tarafları eşit kusurlu bularak boşanmalarına karar vermiş ancak Yargıtay bu kararı bozmuştur.


Yüksek Mahkeme, dosya kapsamındaki delilleri incelediğinde; kocanın eşinin hamile olduğunu öğrendikten sonra çocuğu istemediğini beyan ederek baskı kurduğunu ve kadının kürtaj olmasına neden olduğunu tespit etmiştir. Yargıtay, bir kadını rızası dışında veya baskı altında kürtaja yönlendirmenin erkeği ağır kusurlu hale getirdiğine hükmetmiştir.


Bu kararın en önemli hukuki sonucu tazminat hakları üzerinedir. Yargıtay, kürtaja zorlama eyleminin kadının kişilik haklarına doğrudan ve ağır bir saldırı niteliğinde olduğunu vurgulamıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi gereği kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi tazminat talep etme hakkı doğar.



Kocanın kadını kürtaja zorlamasının boşanma ve maddi manevi tazminat sebebi olduğuna ilişkin Yargıtay Kararı


Ayrıca, bu eylem nedeniyle evlilik birliğinin sona ermesi kadının mevcut ve beklenen menfaatlerini zedelediğinden (TMK m. 174/1), kadın lehine uygun miktarda maddi tazminata da hükmedilmesi gerekmektedir. Eşit kusur kabulü kadının bu tazminat haklarını elinden alacağı için Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmuştur.


Sonuç olarak üreme kararları bireysel bir haktır ve eşler arasında zorbalıkla değil, ortak kararla alınmalıdır. Eşini kürtaja zorlayan, hastane sürecinde baskı kuran veya "bu çocuğu doğurursan eve gelme" gibi tehditlerde bulunan koca boşanma davasında ağır kusurlu sayılır. Mahkemeler bu tür vakalarda kadının yaşadığı fiziksel ve ruhsal travmayı göz önünde bulundurarak, kusurlu koca aleyhine caydırıcı miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmetmektedir.


Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Kocanın kadını kürtaja zorlamasının boşanma ve maddi manevi tazminat sebebi olduğuna ilişkin Yargıtay Kararı


Yargıtay 2. HD 2017/663 E., 2018/12408 K.


"İçtihat Metni"


MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve nafaka miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında ayrıca davalı erkeğin kadının hamile olduğunu öğrenince, kadına çocuğu istemediğini söyleyerek, kürtaj olması konusunda baskı uygulayarak kürtaj olmasını sağladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır.

3-Türk Medeni Kanunu'nun, 174/1. maddesi, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini; 174/2 maddesi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkek ağır kusurludur. Gerçekleşen bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Davacı kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. Kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.11.2018 (Pzt.)

Yorumlar


bottom of page