Senet Bedelinin Tahrif Edilerek Değiştirilmesi Halinde Senet Hangi Miktar İçin Geçerli Sayılır?
- 24 Oca 2024
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 22 Oca
Ticari hayatta ödeme aracı olarak sıkça kullanılan bono (senet) ve çekler, zaman zaman kötü niyetli müdahalelere maruz kalabilmektedir. En sık karşılaşılan durumlardan biri, senedin düzenlenip borçluya teslim edilmesinden sonra alacaklı veya senedi elinde bulunduran kişilerce bedel hanesinde tahrifat (oynama) yapılarak rakamın yükseltilmesidir.
Örneğin, 20.000 TL'lik bir senedin başına rakam eklenerek 220.000 TL'ye dönüştürülmesi gibi durumlar borçluları mağdur etmektedir. Borçlular genellikle senedin tahrif edildiğini ispatladıklarında, senedin tamamen geçersiz hale geleceğini ve tüm borçtan kurtulacaklarını düşünürler ancak hukuk sistemimizdeki uygulama bu yönde değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2021/4490 E., 2021/6988 K. sayılı emsal kararı, senet üzerinde yapılan tahrifatların senedin hukuki vasfına etkisini net bir şekilde belirlemiştir. Karara konu olayda; alacaklı senedin miktar kısmına ekleme yaparak tutarı artırmış, borçlu ise Adli Tıp ve grafoloji uzmanı raporlarıyla bu tahrifatı ispatlamıştır.
Yerel mahkeme, senette tahrifat yapıldığı gerekçesiyle takibin tamamını iptal etmiştir. Ancak Yargıtay, senedin üzerinde tahrifat yapılmasının senedi kambiyo senedi vasfından tamamen çıkarmayacağını, senedin tahrifattan önceki orijinal miktar üzerinden geçerliliğini koruyacağını hükme bağlamıştır.
Yüksek Mahkeme'nin bu yaklaşımındaki temel mantık, borçlunun ikrar ettiği veya tahrifattan önceki haliyle varlığı sabit olan asıl borcun korunmasıdır. Eğer senet üzerindeki değişiklikte (örneğin rakamın yanına paraf atılarak) borçlunun onayı yoksa yapılan eklemeler geçersizdir ancak senedin kök hali geçerlidir.
Bu durumda icra mahkemesinin yapması gereken işlem, takibi tamamen iptal etmek değil tahrifatlı (fazladan eklenen) kısım için takibi durdurmak ancak orijinal miktar (örneğin 20.000 TL) için takibin devamına izin vermektir.

Sonuç olarak, senedin tahrif edilmiş olması borçluyu borcun tamamından kurtaran bir durum değildir. Bilirkişi raporlarıyla tahrifatın ispatlanması halinde borçlu sadece sonradan eklenen fahiş miktarı ödemekten kurtulur ancak senedin ilk düzenlendiği andaki gerçek borç miktarından sorumlu olmaya devam eder.
Bu nedenle, icra takibine itiraz ederken senedin tamamen iptali istense bile mahkemeler Yargıtay içtihatları doğrultusunda kısmen kabul kararı vererek asıl alacak miktarını ayakta tutmakta ve sadece artırılan kısım yönünden takibi durdurmaktadır.
Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Senet bedelinin sonradan tahrif edilerek değiştirilmesi halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerektiğine ilişkin Yargıtay Kararı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2021/4490 E., 2021/6988 K.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair şikayetlerinin yanı sıra, takibe konu senedin 20.000 TL olarak düzenlendiğini, ancak senet miktarını gösteren rakam ve yazı kısımlarında tahrifat yapılarak senedin 220.000 TL haline dönüştürüldüğünü ileri sürdüğü, mahkemece; senette tahrifat yapıldığından kambiyo vasfını yitirdiği gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği görümektedir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine dayanak yapılan senette tahrifat olduğu iddiası, İİK'nun 169. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olup, borca itiraz hakkında uygulanması gereken İİK'nun 169/a maddesinin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, sahtecilik ve grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 6.02.2017 tarihli rapor ile Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 3.11.2020 tarihli raporda; takip dayanağı senedin rakamla gösterilen bedel kısmının, 20.000 TL iken, başına “2” rakamı sonradan ilave edilmek suretiyle mevcut 220.000 TL haline getirildiği ve yine yazı ile miktar belirtir bölümdeki "ikiyüz" yazısının sonradan ilave edilerek "ikiyüzyirmibin" haline getirildiği bildirilmiş olup, bu durumda, değişikliğin yanında bir imzanın (parafın) olmadığı da gözetildiğinde, senedin yazı ve rakamla yazılan bedel bölümünde tahrifat yapıldığı anlaşılmaktadır.
Takip dayanağı bonoda tahrifat yapıldığının saptanması halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gereklidir (HGK'nun 14.05.2003 tarih, 2003/12-347 E., 2003/345 K.).
O halde, mahkemece, bononun 20.000 TL bedelli olmasına rağmen tahrifat yapılarak 220.000 TL'ye dönüştürüldüğü kabul edildiğine göre, İİK'nun 169/a-5. maddesi gereğince borçlunun borca itirazının kısmen kabulü ile 20.000 TL asıl alacak ve fer'ilerini aşan kısım yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Yorumlar