top of page

Mağdura Ait Nüfus Cüzdanındaki Bilgileri Ezberleyerek Kredi Başvurusunda Bulunulması Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçunu Oluşturur.

  • Yazarın fotoğrafı: Hasan Can Uca
    Hasan Can Uca
  • 10 Ağu 2024
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 19 Oca


Kişisel verilerin korunması, dijitalleşen dünyada ceza hukukunun en dinamik alanlarından biri haline gelmiştir. Genellikle kişisel veri ihlali denildiğinde akla bilgisayar korsanlığı veya fiziksel belge hırsızlığı gelse de, Yargıtay'ın güncel içtihatları "ele geçirme" kavramını çok daha geniş bir çerçevede yorumlamaktadır.


Bir kişinin kimlik bilgilerini fiziksel olarak çalmadan, sadece görerek hafızasına kaydetmesi ve bu bilgileri hukuka aykırı bir amaçla kullanması, Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesinde düzenlenen "Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme" suçunu oluşturmaktadır.


Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2021/11096 E., 2024/1276 K. sayılı emsal kararında; mağdurun evinde misafir olarak kalan sanığın, masanın üzerinde duran nüfus cüzdanındaki bilgileri ezberleyerek daha sonra internet üzerinden kredi kartı başvurusunda bulunması olayı irdelenmiştir.



Mağdura ait nüfus cüzdanındaki bilgileri ezberleyerek kredi başvurusunda bulunulmasının verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağına ilişkin Yargıtay kararı



Yerel mahkeme, kredi başvurusunun banka tarafından reddedilmesi nedeniyle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı veya suçun oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Ancak Yüksek Mahkeme, olaydaki hukuki nitelemenin sadece banka dolandırıcılığı teşebbüsü ile sınırlı kalamayacağını, asıl ihlalin kişisel verilerin yetkisiz kullanımı noktasında gerçekleştiğini vurgulamıştır.


Kararın gerekçesinde "kişisel veri" kavramı; T.C. kimlik numarası, ad, soyad, anne-baba adı, doğum yeri gibi bireyi toplumdaki diğer kişilerden ayıran her türlü bilgi olarak tanımlanmıştır. Yargıtay, bu bilgilerin mağdurun rızası dışında ezberlenerek elde edilmesini ve kullanılmasını, TCK 136. madde kapsamında suçun maddi unsuru olan "verileri ele geçirme" fiili olarak kabul etmiştir.


Yani sanık, mağdurun cüzdanını çalmamış olsa bile, zihnine kaydettiği bu bilgileri kullanarak suç işlediğinde, kişisel verilerin dokunulmazlığını ihlal etmiş sayılmaktadır.


Sonuç olarak, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanarak kredi çekmek veya kart başvurusunda bulunmak, banka tarafından engellenmiş olsa dahi cezasız kalmamaktadır. Bu karar, dolandırıcılık suçu tamamlanmasa bile, hazırlık hareketlerinde işlenen veri hırsızlığının başlı başına bağımsız bir suç tipi olduğunu teyit etmektedir. Vatandaşların kimlik belgelerini ve kişisel bilgilerini, yakın çevreleri de dahil olmak üzere üçüncü kişilerin erişimine açık bırakmamaları, bu tür hukuki risklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır.


Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Mağdura ait nüfus cüzdanındaki bilgileri ezberleyerek kredi başvurusunda bulunulmasının verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağına ilişkin Yargıtay kararı


Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/11096 E., 2024/1276 K.


İNCELENEN KARARIN


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi


SAYISI : 2016/93 E., 2016/277 K.


SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması


HÜKÜM : Beraat


TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma


Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:


I. HUKUKÎ SÜREÇ


1. Turhal Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2014 tarihli İddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.


2. Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 8.320,00 TL adli para cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.


3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilmesi üzerine, Zile Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/96 Değişik iş ve 12.02.2016 tarihli kararıyla itirazın kabulüne, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.


4. Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan beraat kararı verilmiştir.


II. TEMYİZ SEBEPLERİ


Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi; sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin ikinci fıkrası ve dolandırıcılık suçunun şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.


III. OLAY VE OLGULAR


İncelemeye konu olay; sanık ve mağdurun arkadaş oldukları, sanığın mağdurun evinde bir gece kalması, masa üzerinde bulunan mağdura ait nüfus cüzdanındaki bilgileri ezberlemesi, internet üzerinden mağdurun kimlik bilgilerini girerek ...'tan kredi kartı başvurusunda bulunması, durumun Banka tarafından fark edilerek kredi başvurusu değerlendirme aşamasındayken red edilmesi, iddiasına ilişkindir.


IV. GEREKÇE


5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 136 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlığı altında suç olarak tanımlanmıştır.


Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir.


Somut olayda; sanık ve mağdurun arkadaş oldukları, sanığın mağdurun evinde kaldığı sırada masa üzerinde bulunan mağdura ait nüfus cüzdanındaki bilgileri ezberleyerek internet üzerinden mağdurun kimlik bilgilerini girip ...'tan kredi kartı başvurusunda bulunduğu, durumun Banka tarafından fark edilmesi üzerine kredi başvurusu değerlendirme aşamasındayken ret edildiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ''Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme'' suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.


V. KARAR


Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2016 tarihli ve 2016/93 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye bozma gerekçesi yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,


Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,


14.02.2024 tarihinde karar verildi


Yorumlar


bottom of page