Karşılıksız Çek Suçu 2026
- 31 Mar
- 12 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 9 Nis
Türk Hukukunda Çekin Hukuki Niteliği ve Karşılıksız Çek Suçunun Tarihsel Gelişimi
Kıymetli evrak hukuku sistematiği içerisinde çek; muhatap bir bankaya hitaben yazılan, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 783 ve devamı hükümleri uyarınca tanzim edilen, niteliği itibarıyla bir ödeme aracı olan kambiyo senedidir.
Normal şartlarda çek; poliçe veya bono gibi bir kredi aracı olarak tasarlanmamış, ibrazında derhal ödenmesi gereken nakit muadili bir evrak olarak öngörülmüştür. Ancak ticari piyasaların nakit akışını planlama ihtiyacı, doktrinde Türk Tipi Çek olarak adlandırılan ileri tarihli çek düzenleme uygulamasını doğurmuş ve çek fiiliyatta en yaygın teminat ve kredi araçlarından biri haline gelmiştir.
Çekin ticari hayatta üstlendiği ekonomik hacim, karşılıksız çıkması durumunda piyasa güveninin çökmesi riskini barındırdığından özel yasal düzenlemelerle korunmasını zorunlu kılmıştır.
Geçmişte 6273 sayılı Kanun ile suç olmaktan çıkarılarak salt idari yaptırıma bağlanan karşılıksız çek keşide etme fiili piyasada alacaklıların haklarının korunması noktasında yaşanan ciddi zafiyetler, artan tahsilat problemleri ve ticari güvenin ağır yara alması sebebiyle 6728 sayılı Kanun ile yapılan kapsamlı değişiklikler neticesinde 5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında yeniden suç olarak tanımlanmıştır.
Kanun koyucunun 5941 sayılı Kanun m. 5/1 hükmünde yer alan "Çekte Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme Suçu" tanımındaki temel amacı borçluyu salt borcunu ödemediği için cezalandırmak değil, tedavül yeteneği yüksek olan çekin ekonomik hayattaki itibarını, ödeme aracı olarak güvenilirliğini ve kamu düzenini korumaktır.
Karşılıksız Çek Suçunun Maddi Unsurları ve Tekemmül Şartları
Bir çekin bankaya ibrazı neticesinde karşılıksız çıkması durumunda ceza hukuku anlamında suçun oluşabilmesi ve fail hakkında yaptırım uygulanabilmesi için 5941 sayılı Çek Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenen maddi unsurların eksiksiz olarak bir araya gelmesi gerekir. Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği şikayet hakkını doğurmayacağı gibi suçun yasal tipikliğini de ortadan kaldırır:
Geçerli Bir Çekin Varlığı ve Kanuni İbraz Kuralları
Karşılıksız çek suçunda suçun konusunu oluşturan evrakın TTK hükümlerine göre yasal geçerlilik şartlarını (çek kelimesi, kayıtsız şartsız ödeme havalesi, muhatap banka unvanı, ödeme yeri, düzenleme tarihi ve yeri, keşidecinin imzası) taşıması zorunludur.
Çek üzerinde yazılı bulunan keşide tarihi ile ibraz tarihi arasındaki hukuki ilişki suçun oluşumunda belirleyicidir. 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5/1, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmiş olmasını suçun kurucu unsuru saymıştır.
Türk Ticaret Kanunu m. 796 kapsamında düzenlenen ve hak düşürücü nitelikte olan ibraz sürelerini aşağıdaki tabloda detaylandırıldığı şekilde incelemek gerekmektedir. Hamilin, çeki tahsil etmek ve karşılıksız çıkması halinde hukuki yollara başvurabilmek için bu yasal takvime sıkı sıkıya uyması mecburidir.
Çekin Düzenlenme ve Ödeme Yeri | Uygulanacak Kanuni İbraz Süresi | Hukuki Dayanak |
Çekin düzenlendiği yerde ödenecek olması (Aynı ilçe/şehir sınırları) | 10 Gün | TTK m. 796/1 |
Çekin düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecek olması (Farklı şehirler) | 1 Ay | TTK m. 796/1 |
Düzenleme yeri ile ödeme yerinin aynı kıtada farklı ülkelerde olması | 1 Ay | TTK m. 796/2 |
Düzenleme yeri ile ödeme yerinin farklı kıtalarda yer alan ülkelerde olması | 3 Ay | TTK m. 796/2 |
Belirtilen bu ibraz sürelerini kaçıran hamil, çekin kambiyo senedi vasfına dayanan müracaat haklarını yitireceği gibi 5941 sayılı Kanun m.5 kapsamında ceza davası açma hakkını da kaybeder. İbraz işleminin geçerli sayılabilmesi için çekin fiziken muhatap bankaya veya takas odasına sunulması yeterlidir.
"Karşılıksızdır" İşleminin Tesis Edilmesi
Kanuni süreler içerisinde muhatap bankaya sunulan çekin karşılığının hesapta tam olarak bulunmaması halinde suçun hazırlayıcı işlemlerinden olan "karşılıksızdır" şerhinin çekin arkasına vurulması zorunludur.
İbraz anında hesapta kısmi karşılık bulunması halinde banka bu kısmi tutarı hamile teklif etmekle yükümlüdür. Şayet hamil kısmi ödemeyi kabul ederse çek bedelinin tahsil edilemeyen bakiye kısmı için; hamil kısmi ödemeyi tamamen reddederse çek bedelinin tamamı için banka yetkilileri tarafından karşılıksızdır işlemi yapılır. Bu işlemin tesis edilmesiyle birlikte karşılıksız çek suçunun maddi unsuru tamamlanmış olur.
Muhatap Bankanın Kanuni Sorumluluk Tutarını Ödeme Yükümlülüğü
Çekin karşılıksız çıkması durumunda, kanun koyucu ticari piyasayı korumak ve bankaları çek defteri verirken basiretli davranmaya sevk etmek amacıyla muhatap bankaya asgari bir ödeme sorumluluğu yüklemiştir.
5941 sayılı Kanun m.3 uyarınca, muhatap banka ibraz edilen ve karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için belirli bir miktar ödeme yapmakla mükelleftir. 30 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren resmi düzenlemeler kapsamında bu sorumluluk tutarları güncellenmiştir:
Çek Yaprağının Durumu | 2026 Yılı Banka Kanuni Sorumluluk Sınırı | Uygulama Esası |
Yeni Düzenlenen Çekler | 16.350 TL | Banka, hesapta hiç bakiye olmasa dahi bu tutarı hamile derhal ödemek zorundadır. |
Eski Tarihli Çek Yaprakları | 14.200 TL | Daha önceden basılmış dolaşımdaki eski çek defterleri için geçerli olan sınırdır. |
Çek Bedelinin Limitin Altında Olması | Çek Bedelinin Tamamı | Eğer çek bedeli belirlenen sınırın altındaysa (örneğin 10.000 TL), banka çekin tamamını öder. |
Banka yetkilileri, kanunen ödenmesi gereken bu asgari meblağı hamile ödemekte temerrüde düşerse veya ödemeyi haksız yere geciktirirse çek hamiline her geçen gün için binde üç oranında gecikme cezası ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Hamil, bankanın ödediği bu asgari tutarı aldıktan sonra karşılıksız kalan asıl bakiye üzerinden ceza ve icra süreçlerini başlatır. Adli para cezası hesaplanırken de bu bakiye (çekin karşılıksız kalan miktarı) esas alınır.
Karşılıksız Çek Suçunda Fail ve Tüzel Kişilerde Cezai Sorumluluğun Tespiti
Karşılıksız çek düzenleme suçu, özgü suç karakterine sahiptir. 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5/1 uyarınca suçun faili bizzat "karşılıksızdır" işlemi yapılmasına sebebiyet veren, yani çek hesabı sahibi olan kişidir.
Çek hesabının gerçek bir kişiye ait olması durumunda sorumluluk doğrudan hesabı açan ve çeki keşide eden kişidedir. Ancak modern ticari hayatta çeklerin büyük bir bölümü sermaye şirketleri (Anonim Şirketler, Limited Şirketler) adına tanzim edilmektedir.
Çek sahibi tüzel kişi ise, karşılıksız çek suçunun faili tüzel kişi adına çek keşide eden ve ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri ile yönetim organıdır. Tüzel kişiliğin kendisine adli para cezası veya hapis cezası verilemez, tüm cezai yaptırımlar işlemi gerçekleştiren ve şirketi temsile yetkili gerçek kişilere yöneltilir.
Karşılıksız çek suçunda temsil yetkisi ve imza itirazları mahkemelerde en çok tartışılan konulardan biridir. Yargıtay emsal kararlarında net bir şekilde ifade edildiği üzere, şirket kaşesi dışına yetkisiz temsilci tarafından atılan imza veya şirketi temsile yetkili olmayan birinin tanzim ettiği çekler TTK m. 678 gereğince doğrudan yetkisiz imza sahibinin şahsi sorumluluğunu doğurur. Yetkisiz kişinin imzaladığı çekten ötürü şirket tüzel kişiliği veya yasal temsilcileri sorumlu tutulamaz. Ancak mahkeme, hükümle birlikte şirket tüzel kişiliği hakkında koruma ve güvenlik tedbiri olarak çek hesabı açma yasağına karar verebilmektedir.
Karşılıksız Çek Suçunda İcra Ceza Mahkemesi Nezdinde Şikayet Hakkı ve Hak Düşürücü Süreler
Karşılıksız çek düzenleme suçu takibi şikayete bağlı bir ceza davasıdır. Karşılıksız çek suçu re'sen (savcılık tarafından kendiliğinden) soruşturulan bir suç tipi olmadığından, hukuken yetkili hamilin süresi içerisinde yetkili merciye başvurmaması halinde suç için yasal bir işlem yapılmayacaktır.
Karşılıksız Çek Suçunda Şikayet Hakkının Hukuki Sınırları ve Meşru Hamil
Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere karşılıksız çek suçunda şikayet hakkı, çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile "karşılıksızdır" işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran ve aynı zamanda işlem yapılmadan önceki dönemde geçerli ve meşru ciranta olan kişilere aittir.
"Karşılıksızdır" işlemi tesis edildikten sonra sırf alacağın temliki yoluyla çeki devralan (örneğin faktoring şirketleri veya üçüncü şahıslar) kişilerin bu suçtan dolayı şikayet hakkı bulunmamaktadır.

Karşılıksız Çek Suçunda Hak Düşürücü Süre
Kanun koyucu, ticari uyuşmazlıkların sürüncemede kalmaması için İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 347. maddesine yaptığı atıfla şikayet sürelerini kesin sürelere bağlamıştır. Geçerli bir karşılıksız çek şikayet süresi, hamilin fiili ve faili öğrendiği tarihten (karşılıksız şerhinin çekin arkasına işlendiği andan) itibaren üç aydır.
Karşılıksız çek suçunda üç aylık süre hak düşürücüdür. Her halükarda, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçtikten sonra şikayet hakkı kesin olarak son bulur.
İcra ceza mahkemesi, sanık tarafı itiraz etmese dahi bu süreleri yargılamanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) dikkate almak ve sürenin kaçırıldığını tespit ederse davanın reddine/düşmesine karar vermek zorundadır.
Öte yandan, açılmış bir dava için genel zamanaşımı süreleri de öngörülmüştür. karşılıksız çek suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıl, ceza zamanaşımı süresi ise 10 yıl olarak belirlenmiştir.
Karşılıksız Çek Suçunda Yargılama Süreci, Görevli ve Yetkili Mahkeme
Karşılıksız çek suçundan dolayı açılan davalarda görevli mahkeme Asliye Ceza veya Ağır Ceza mahkemeleri değil, özel ihtisas mahkemesi olan icra ceza mahkemesidir.
Yargılama usulü olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin yanı sıra özel olarak İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 347, 349, 350, 351, 352 ve 353. maddelerinde düzenlenen usul kuralları uygulanır.
Hamil, şikayet dilekçesini hazırlarken yetkili mahkemeyi doğru seçmelidir. Kanun, şikayetçinin adalete erişimini kolaylaştırmak adına dört farklı alternatif yetkili mahkeme belirlemiştir.
Yetkili İcra Ceza Mahkemesi | Gerekçe ve Açıklama |
Çekin Bankaya İbraz Edildiği Yer Mahkemesi | Çekin tahsil amacıyla muhatap bankaya fiziken veya takas odası aracılığıyla sunulduğu yerdir. |
Çek Hesabının Açıldığı Banka Şubesinin Bulunduğu Yer Mahkemesi | Keşidecinin (borçlunun) banka hesabının kayıtlı olduğu şubenin bağlı bulunduğu adliyedir. |
Hesap Sahibinin Yerleşim Yeri Mahkemesi | Suçun faili olan gerçek veya tüzel kişinin MERNİS/MERSİS sistemindeki yasal ikametgah adresidir. |
Şikayetçinin Yerleşim Yeri Mahkemesi | Alacaklı hamilin yasal ikametgahının bulunduğu yerdeki adliyedir. Uygulamada en sık tercih edilen yetki alanıdır. |
Şikayetçi (hamil), icra ceza mahkemesine sunacağı şikayet dilekçesinde banka tarafından "karşılıksızdır" kaşesi vurulmuş çekin aslını veya banka onaylı suretini delil olarak sunmak zorundadır. Ayrıca dilekçede ileride doğabilecek telafisi güç zararların önüne geçmek adına koruma tedbiri olarak sanık hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı konulması açıkça talep edilmelidir.
Karşılıksız Çek Cezası - Adli Para Cezası ve Limitleri
İcra ceza mahkemesi nezdinde yapılan yargılama sonucunda sanığın suçlu bulunması halinde hükmedilecek karşılıksız çek cezası doğrudan hapis cezası değil, adli para cezasıdır.
Bir kişi birden fazla çeki karşılıksız bırakmışsa ceza hukukundaki zincirleme suç hükümleri uygulanmaz, sanık her bir çek yaprağı için ayrı ayrı adli para cezası ile cezalandırılır.
5941 sayılı Kanun m. 5 hükmü, adli para cezasının alt ve üst sınırlarını düzenlemiştir. Karşılıksız çek suçunda hakim, fail hakkında 1.500 güne kadar adli para cezasına hükmeder. Ancak hükmedilen bu adli para cezası meblağ olarak çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.
Hükmedilecek karşılıksız çek cezası miktarı belirlenirken; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 52 ve 8. Yargı Paketi ile getirilen güncel düzenlemeler dikkate alınır. İcra ceza hakimi, failin ekonomik durumunu gözeterek adli para cezasının günlüğünü 100 TL ile 500 TL arasında takdir eder ve toplam tahsil edilecek meblağ bu oran üzerinden hesaplanır.
Mahkemenin hükmettiği bu para cezası mağdura veya alacaklıya ödenen bir tazminat değildir; doğrudan devlet hazinesine ödenmesi gereken bir cezai yaptırımdır.
Çekte Hapis Cezası Kalktı Mı? Karşılıksız Çek Suçunda Hapis Cezası ve İnfaz Rejimi
Ticari piyasalarda ve vatandaşlar arasında en çok merak edilen konulardan biri olan "çekte hapis cezası kalktı mı" sorusunun hukuki cevabı kesin olarak hayırdır. 5941 sayılı Çek Kanunu doğrudan bir hapis cezası öngörmese de mahkemece hükmedilen adli para cezasının infaz aşamasında süresi içinde devlete ödenmemesi durumunda bu yaptırım otomatik olarak hapis cezasına dönüşmektedir.
Dahası, kanun koyucu 5941 sayılı Kanun m. 5/10 düzenlemesi ile sanığın lehe olan ceza hukuku müesseselerinden faydalanmasını tamamen yasaklamıştır. Bu kapsamda, karşılıksız çek suçunda hükmedilen ceza için ön ödeme, uzlaşma, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilemeyeceği gibi hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilmesi de mümkün değildir.
Karar kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığı, hükümlüye bir ödeme emri gönderir. Hükümlü, ödeme emrinde belirtilen takvime uymaz veya kendisine tanınan ikişer ay arayla on beş eşit taksit imkanının şartlarını (örneğin ikinci kez taksit ödememe gibi) ihlal ederse mahkeme tarafından verilen karar uyarınca hapis cezası detaylarını içeren infaz süreci başlar.
Kanun koyucu, infaz hukuku çerçevesinde karşılıksız çek suçunda hapis cezası detaylarını kesin üst sınırlara bağlamıştır:
Karşılıksız çek adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapis cezasına çevirme (infaz) işlemi hakimin belirlediği günlük miktar üzerinden yapılır.
Eğer fail hakkında tek bir karşılıksız çekten dolayı tek hüküm verilmişse yatılacak hapis cezası süresi hiçbir koşulda 3 yılı geçemez.
Eğer fail hakkında birden fazla karşılıksız çekten dolayı verilmiş içtima eden (toplanan) hükümler varsa yatılacak toplam hapis cezası süresi 5 yılı geçemez.
Karşılıksız çek suçlarından dolayı hapse giren hükümlüler hakkında diğer suçlardan farklı olarak şartlı tahliye (koşullu salıverilme) ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanmaz, ceza bilfiil kapalı veya açık ceza infaz kurumunda infaz edilir.
Örnek bir karşılıksız çek suçu infaz hesaplamasında: 100.000 TL değerinde bir çekin karşılıksız kaldığı ve mahkemenin alt sınır olan 100.000 TL adli para cezasına hükmettiği bir senaryoda bu cezanın ödenmemesi halinde kişi 100.000 ÷ 100 = 1000 gün (yaklaşık 2 yıl 9 ay) hapis cezasına çarptırılır ve bu süreyi cezaevinde denetimli serbestlik hakkı olmaksızın geçirir. Ancak cezaevindeyken dahi adli para cezasının tamamı ödenirse infaz derhal durdurulur ve tahliye kararı verilir.
Karşılıksız Çek Suçunda Çek Hesabı Açma Yasağı
Karşılıksız çek cezası sadece para veya hapis ile sınırlı kalmaz; ekonomik ve ticari hayattan tecrit anlamına gelen güvenlik tedbirlerini de kapsar. İcra ceza mahkemesi, sanık hakkında mahkumiyet hükmüyle birlikte eşzamanlı olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verir.
Hatta şikayetçinin talebi üzerine yargılama henüz sonuçlanmadan koruma tedbiri niteliğinde bu yasak geçici olarak da konulabilmektedir. Şayet sanığın üzerinde önceden verilmiş başka bir yasak kararı varsa mevcut yasağın devamına karar verilir.
Çek hesabı açma yasağı alan bir kişi adına hiçbir bankada yeni bir çek hesabı açılamaz. Mevcut çek defterleri iptal edilir. Yasaklı kişi, kararın kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içinde elinde bulundurduğu, düzenlemiş ancak henüz tahsil edilmemiş tüm çek yapraklarını tarih, miktar ve lehtar bilgileriyle birlikte liste halinde muhatap bankaya bildirmekle yükümlüdür.
Bu yasak sadece şahsi hesapları değil, ticari temsil yetkilerini de kısıtlar. Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilen gerçek veya tüzel kişi temsilcileri yasaklı bulundukları süre boyunca sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar.
Ancak hukuki belirlilik ilkesi gereği hakkında yasaklama kararı verilenlerin daha önceden başlamış mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin bitimine kadar geçerliliğini korur. Bu yasak kararları mahkeme tarafından eşzamanlı olarak Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi'ne ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Merkezi Sicil Kayıt Sistemi'ne (MERSİS) bildirilir ve sisteme işlenir.
Karşılıksız Çek Suçunda Çek Hesabı Açma Yasağının Kaldırılması Usulü
Çek düzenleme ve hesap açma yasağı kural olarak beraat, davanın düşmesi veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarıyla birlikte mahkemece re'sen kaldırılır. Ancak mahkumiyet infaz edilmişse süreç farklıdır.
5941 sayılı Kanun m. 6/3 uyarınca kişi mahkum olduğu adli para cezasını (veya çevrilen hapis cezasını) tamamen infaz ettiği tarihten itibaren 3 yıl geçtikten sonra hükmü veren mahkemeye başvurarak yasağın kaldırılmasını isteyebilir. Her halükarda yasağın konulduğu tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle bu yasak süresi dolar. Mahkemenin yasağı kaldırma kararı yine MERSİS ve Risk Merkezi'ne bildirilerek ilan olunur.
Karşılıksız Çek Suçunda Şikayetten Vazgeçme, Etkin Pişmanlık ve Davanın Düşmesi
Karşılıksız çek suçunun ana amacı alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğundan Türk Ceza Kanunu'ndaki genel kuralların aksine, fail için oldukça esnek etkin pişmanlık ve davanın düşmesi halleri öngörülmüştür.
5941 sayılı Çek Kanunu m. 6/2 uyarınca fail; çek bedelini veya çeki bankaya ibraz ettiğinde karşılıksız kalan kısmını, çekin yasal ibraz tarihinden itibaren işleyecek olan ticari işlerde temerrüt faiziyle birlikte tamamen öderse yargılamanın hangi aşamasında olduğuna bakılmaksızın lehe hükümler uygulanır.
Dava Sürecinde Ödeme: İcra ceza mahkemesinde yargılama devam ederken fail alacağı faiziyle öderse veya taraflar arasında icra avukatları vasıtasıyla sulh sağlanıp alacaklı şikayetten vazgeçerse mahkeme doğrudan davanın düşmesine karar verir.
Hüküm Kesinleştikten Sonra Ödeme: Mahkumiyet kesinleşip infaz (hatta hapis) evresine geçilmiş olsa dahi borç ödenir veya şikayetten vazgeçilirse, hüküm tüm cezai ve hukuki sonuçlarıyla (hapis, adli para cezası, çek yasağı) birlikte mahkeme tarafından ortadan kaldırılır.
İleri Tarihli Çeklerde İbraz Yasağı: Geçici 5. Madde Kapsamında 2028 Uzatması
Türk hukukunda kanunen çekte vade olmamasına ve görüldüğünde ödenmesi esasına dayanmasına rağmen piyasada ileri tarihli çek kullanımı (Türk Tipi Çek) hakimdir. Bu fiili durumun kanunla çatışmasını önlemek ve işletmelerin nakit akışlarının çökmesini engellemek amacıyla 5941 sayılı Çek Kanunu'na Geçici 3. ve sonrasında Geçici 5. madde eklenmiştir.
Erken ibraz yasağı olarak bilinen bu kuralın süresi, 7556 sayılı Kanun ile 31 Aralık 2028 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu yasal düzenlemenin anlamı şudur: 31.12.2028 tarihine kadar çekin üzerinde yazılı bulunan keşide tarihinden önce çeki elinde bulunduran hamil bankaya başvursa dahi banka bu erken ibraz işlemini geçersiz sayacak, ödeme yapmayacak ve çeke "karşılıksızdır" işlemi tesis etmeyecektir.
Bu durum, ticari piyasalardaki sürdürülebilirliği sağlamakta, zincirleme iflasların ve gereksiz icra ceza davalarının önüne geçmektedir. Uzatmanın yapılmaması halinde 2026 yılı başından itibaren erken ibraz mümkün hale gelecek ve bu durum işletmelerin likidite planlamasını derinden sarsacaktı. Alacaklılar ve risk analizi yapan şirketler en az 2028 sonuna kadar erken tahsilat opsiyonunun hukuken kapalı olduğunu bilerek teminat yapılarını kurmalıdırlar.
Karşılıksız Çek Suçu Sıkça Sorulan Sorular
1. Karşılıksız çek şikayet süresi ne zaman başlar ve ne kadardır?
Karşılıksız çek şikayet süresi çekin bankaya kanuni ibraz süreleri (10 gün, 1 ay veya 3 ay) içerisinde sunularak banka yetkilileri tarafından çeke "karşılıksızdır" kaşesinin vurulup hamilin suçu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Karşılıksız çek şikayet süresi 3 aydır ve her halükarda fiilin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıl içinde İcra Ceza Mahkemesi'ne şikayette bulunulması zorunludur. Karşılıksız çek şikayetinde süreler hak düşürücüdür.
2. Karşılıksız çek cezası alan biri ne kadar ödeme yapmak zorundadır?
İcra ceza mahkemesi sanığa her bir çek için 1500 güne kadar adli para cezası verir. Ancak kanun gereği verilecek bu cezanın asgari limiti çekin tahsil edilemeyen (karşılıksız kalan) bedelinden az olamaz. Karşılıksız çek suçunda hakim adli para cezasını günlüğü 100 TL ile 500 TL arasında olmak üzere takdir eder, hesaplanarak failden devlet hazinesi adına tahsil edilir.
3. Karşılıksız çekte hapis cezası kalktı mı? İnfaz şartları nelerdir?
Kanunda karşılıksız çek keşide etmek fiili için doğrudan bir hapis cezası tanımlanmamış olsa da uygulamada çekte hapis cezası kalkmamıştır. Mahkemenin hükmettiği adli para cezası ödeme emrine rağmen süresinde ödenmezse bu yaptırım hakimin kararda takdir ettiği 100 TL ile 500 TL arasındaki güncel yasal sınırlar dahilindeki miktar üzerinden doğrudan hapis cezasına çevrilerek infaz sürecine geçilir.
4. İcra ceza mahkemesi şikayet dilekçesi nereye verilmelidir?
Karşılıksız çek suçunda davanın reddedilmemesi için yetkili icra ceza mahkemesi doğru seçilmelidir. Karşılıksız çek suçunda kanun dört yer adliyesine yetki vermiştir: Çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği yer, borçlunun çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer, borçlunun (failin) yasal yerleşim yeri veya çeki tahsil etmek isteyen hamilin (şikayetçinin) yerleşim yeri mahkemesi.
5. Çek hesabı açma yasağı ne zaman başlar ve şirket yönetimini etkiler mi?
Karşılıksız çek suçunda mahkeme, mahkumiyet kararıyla birlikte sanık hakkında çek hesabı açma yasağı koyar ve bunu MERSİS ile Risk Merkezi'ne bildirir. Bu yasak, kişinin hem kendi adına yeni çek hesabı açmasını engeller hem de yasaklı olduğu süre boyunca sermaye şirketlerinin yönetim organlarında yeni görevler almasını (yönetim kurulu üyeliği vb.) hukuken yasaklar.
6. Karşılıksız çek banka garanti ödemesi (sorumluluk tutarı) ne kadardır?
Merkez Bankası tebliğlerine göre 2026 yılı itibarıyla güncellenen limitler çerçevesinde, bankaların karşılıksız çıkan her bir yeni çek yaprağı için hesapta para olmasa dahi hamile ödemekle yükümlü olduğu asgari garanti tutarı 16.350 TL'dir. Eski basım çeklerde bu tutar 14.200 TL'dir. Hamil bu tutarı alıp kalanı için dava yoluna gidebilir.
7. Karşılıksız çek suçunda çek borcu ödenirse ne olur?
5941 sayılı Çek Kanunu'ndaki etkin pişmanlık hükümleri çok geniştir. Çekin karşılıksız kalan asıl bedeli kanuni ibraz tarihinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen ödenirse; dava aşamasında davanın düşmesine, mahkumiyet kesinleştikten sonra ise hükmün tüm hukuki sonuçlarıyla iptal edilmesine ve hapisten tahliyeye karar verilir.
8. Karşılıksız çek suçunda çek yasağının kaldırılması için ne yapılmalıdır?
Mahkumiyet hükmü kesinleşmişse çek yasağının kaldırılması otomatik olmaz. Fail, adli para cezasını devlete ödeyip veya hapis cezasını çekip cezanın infazını tamamladıktan sonra 3 yıl beklemelidir. Üç yılın sonunda kararı veren mahkemeye başvurarak çek yasağının kaldırılmasını talep edebilir. Hiçbir işlem yapılmasa dahi yasak karar tarihinden itibaren 10 yıl geçince kendiliğinden kalkar.
9. Karşılıksız çek suçunda hapis cezası sınırları nedir, HAGB uygulanır mı?
Karşılıksız çek suçunda çevrilen hapis cezalarında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), uzlaşma, ön ödeme, kamuya yararlı işte çalıştırma veya denetimli serbestlik hükümleri uygulanmaz. Cezaevi yatarı bilfiildir. Ancak kanuni sınır gereği tek çekten dolayı hapis cezası 3 yılı, birden fazla çekten dolayı içtima edilen hapis cezası toplamı ise 5 yılı geçemez.
10. İleri tarihli çeki yasal vadesinden önce bankaya ibraz edebilir miyim?
Hayır, 7556 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ve 5941 sayılı Kanun Geçici 5. maddesi gereği 31 Aralık 2028 tarihine kadar ileri tarihli çeklerin üzerinde yazılı keşide tarihinden evvel bankaya ibrazı geçersiz sayılmıştır. Erken ibraz etseniz dahi banka işlem yapmaz, "karşılıksızdır" şerhi vuramaz ve dolayısıyla karşılıksız çek suçundan dolayı şikayet hakkı doğmaz.
Karşılıksız çek davalarında telafisi güç hak kayıpları yaşamamak adına profesyonel hukuki danışmanlık almak önemlidir. Hukuki danışmanlık ve detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
