top of page

Zina Yapan Ve Başkasıyla Yaşayan Eş Tedbir Nafakası Alabilir mi?

  • 10 Oca 2024
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 23 Oca


Boşanma davalarında en çok merak edilen konulardan biri dava süresince hükmedilen tedbir nafakasının kusur durumuna göre değişip değişmeyeceğidir. Kural olarak tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken eşlerin barınma ve geçinme ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kusur oranına bakılmaksızın ekonomik durumu zayıf olan tarafa verilir.


Ancak Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi hakime geniş bir takdir yetkisi tanımakta olup bazı istisnai durumlarda özellikle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan ağır ahlaki ihlallerde tedbir nafakasının kesilmesi veya hiç verilmemesi mümkündür.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2022/4971 E., 2022/6857 K. sayılı kararı bu konudaki sınırları netleştiren önemli bir içtihattır. Karara konu olayda; erkek eş zinaya dayalı boşanma davası açmış ancak dava sürecinde tarafların bir süre barışarak birlikte yaşamaları nedeniyle mahkeme erkeğin eşini affettiğini kabul etmiştir.


Hukuken affedilen olaylar boşanma sebebi yapılamayacağından boşanma davası reddedilmiş ancak mahkeme kadın yararına tedbir nafakasına hükmetmiştir. Dosya Yargıtay'a taşındığında ise Yüksek Mahkeme nafakaya ilişkin bu kararı bozmuştur.


Yargıtay'ın bozma gerekçesindeki en kritik nokta, sadakat yükümlülüğünün dava sürecinde de devam ettiği gerçeğidir. Dosya kapsamından, kadının dava tarihinden sonra da zina eylemine konu olan diğer erkekle birlikte yaşamaya devam ettiği anlaşılmıştır.


Yargıtay, evli olmaksızın başka bir erkekle fiilen karı-koca gibi yaşayan bir kadının kocasından tedbir nafakası talep etmesini dürüstlük kuralına ve kanunun amacına aykırı bulmuştur. Her ne kadar boşanma davası af nedeniyle reddedilse de kadının sadakatsiz yaşam tarzını sürdürmesi onun nafaka hakkını ortadan kaldıran bir durum olarak değerlendirilmiştir.



Zina Yapan Ve Başkasıyla Yaşayan Eş Tedbir Nafakası Alabilir mi?


Sonuç olarak, tedbir nafakası her durumda garanti edilen bir hak değildir. Bir eşin, resmi nikahlı eşinden ayrı yaşarken üçüncü bir kişiyle evlilik dışı birliktelik yaşaması tedbir nafakasının reddini gerektiren en temel sebeplerden biridir.


Yargıtay, hem başkasıyla yaşayıp hem de eşinden nafaka alma durumunu hukuken korumaz. Bu nedenle, boşanma davası sürerken eşinin başka biriyle yaşadığını ispatlayan taraf mahkemeye delillerini sunarak tedbir nafakası ödeme yükümlülüğünden kurtulabilir.


Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Zina yapan eş yararına tedbir nafakasına hükmedilemeyeceğine ilişkin Yargıtay Kararı


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/4971 E., 2022/6857 K. Sayılı Karar


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından zinaya dayalı davasının reddi ve davalı kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:


1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.


2-Dava, erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesinde düzenlenen zina hukuksal nedenine dayalı boşanma davası olup, bölge adliye mahkemesince tarafların dava tarihinden sonra barışarak bir müddet birlikte yaşamaları nedeniyle davacı erkeğin kadının zina eylemini affettiği, affedilen eylemlerin boşanma gerekçesi yapılamayacağı belirtilerek davanın reddine, davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca, sosyal ekonomik durum tespitinin yapıldığı 08/06/2018 tarihinden itibaren kararın kesinleşmesine kadar aylık 250,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş, hüküm yukarıda sınırlandırıldığı şekilde davacı erkek tarafından temyiz edilmiştir.


Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, davalı kadının, dava tarihinden sonraki dönemde erkek tarafından affa uğrayan zina eylemine konu başka bir erkekle olan birlikte yaşamının bir müddet daha devam ettiği, bu durumda evli olmaksızın başka bir erkekle birlikte yaşayan kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeksizin yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.


SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 12.09.2022 (Pzt.)

Yorumlar


bottom of page