Açıklama Yazmadan Yapılan Nafaka Ödemesi Geçerli Midir?
- 30 Ağu 2023
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 gün önce
Boşanma sonrası nafaka ödemeleri her iki taraf için de hassas ve zaman zaman yıpratıcı bir süreç olabiliyor. Bu süreçte iyi niyetle yapılan ödemelerin hiç ödenmemiş kabul edilerek bir icra takibiyle karşılaşması borçlu tarafı haklı olarak şaşırtıp üzebilir.
Özellikle banka havalesiyle yapılan nafaka ödemelerinde açıklama kısmının boş bırakılması, uygulamada en sık karşılaşılan ve ciddi hukuki sonuçlar doğuran hataların başında gelmektedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2018/5301 E., 2019/1351 K. sayılı kararı, açıklama yazılmadan yapılan ödemelerin hangi şartlarda nafaka borcundan düşüleceğini (mahsup edileceğini) çok net bir çizgiyle ortaya koymaktadır.
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 33. maddesine göre, mahkeme kararına (ilama) dayalı bir icra takibinde borcun ödendiğinin ispatı ancak belirli ve kesin belgelerle yapılabilir. Kural olarak borçlunun yaptığı ödemenin kabul görebilmesi için banka dekontunda ödemenin hangi borca istinaden yapıldığının (örneğin "Nisan 2023 iştirak nafakası") açıkça yazılması zorunludur.
Açıklama yazılmayan ödemeler mevcut bir borcun ödenmesi sayılır ancak bunun doğrudan nafaka olduğu ispatlanamaz. Fakat Yargıtay nafakanın yaşamı idame ettirmeye yönelik o özel niteliğini göz önünde bulundurarak hakkaniyet gereği bu katı kurala bir istisna getirmiştir.
İlgili emsal karara göre; eğer ödeme belgesinde nafaka olduğuna dair hiçbir açıklama yoksa bu tutarın nafaka borcundan düşülebilmesi için ödenen miktarın aylık nafaka tutarına veya bu tutarın tam katlarına eşit olması ve düzenli yapılması şarttır.

Somut olayda borçlu açıklama yazmadığı ve miktarı aylık nafaka tutarıyla (veya katlarıyla) uyuşmayan rastgele tutarlarda ödemeler yapmış, yerel mahkeme ise bunları nafaka borcundan düşmüştür. Ancak Yargıtay, üzerinde nafaka açıklaması bulunmayan ve nafaka tutarıyla birebir eşleşmeyen bu rastgele ödemelerin nafaka ödemesi olarak kabul edilemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur.
Sonuç olarak, hukuki bir mağduriyet yaşamamak adına nafaka ödemelerinin mutlak surette belirli bir disiplin içinde yapılması gerekmektedir. Banka üzerinden işlem yaparken dekontun açıklama kısmına ödemenin ait olduğu ay ve yılı belirterek "nafaka ödemesi" ibaresini eklemek en güvenli yoldur.
Şayet açıklama yazmayı unuttuysanız bile gönderilen tutarın mahkemece hükmedilen aylık nafaka tutarına eşit olması hayati önem taşır. Aksi halde iyi niyetle yaptığınız eksik veya fazla ödemeler hukuken nafaka borcunu kapatmamış sayılabilir ve aynı borcu icra dosyasına ikinci kez ödemek zorunda kalabilirsiniz.
Hukuki danışmanlık ve detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Açıklama yazmadan yapılan nafaka ödemesi hakkında Yargıtay Kararı
Yargıtay 12. HD 2018/5301 E., 2019/1351 K.
"İçtihat Metni"
...... Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, boşanma ile birlikte müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının ilamlı icra takibine konu edildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda dosya borcunun tamamının takipten önce ödendiğini borcunun olmadığını takipte zamanaşımına uğramamış nafakaların talep edildiğini, ödemelerini banka aracılığıyla ve elden yapmış olduğunu ileri sürerek takibin geri bırakılmasını talep ettiği, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, icra takibinin takip çıkış miktarının 1552 TL nafaka alacağı ve 2.763,55 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 4.135,55 TL olarak düzeltilmesine takibin bu miktar üzerinden devamına, karar verildiği görülmektedir.
İlama dayalı takipte borcun ödendiği iddiası, İİK'nin 33. maddesinde belirtilen belgeler ile ispat edilmelidir.
Borçlu, itfa itirazına dayanak olarak müşterek çocuk için alacaklıya ödeme yaptığını ileri sürmüş, ayrıca yaptığı ödemelere ilişkin banka dekontlarını, ekstreleri delil olarak sunmuştur. Kural olarak borçlunun itfa itirazının kabul edilebilmesi için ödeme belgelerinde ödemenin takibe konu alacak için yapıldığına dair açık atıf bulunması zorunludur. Nafakaya ilişkin dairemizin içtihatlarına göre ise; nafaka borçları yönünden yapılan ödemelerin, aylık nafaka miktarı tutarında yada bu miktarın katları tutarında olması ve düzenli olarak yapılması durumunda, ödeme belgelerinde nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair atıf olmasa dahi, bu ödemelerin nafaka borcundan mahsubunun hakkaniyet kurallarına uygun düşeceği kabul edilmektedir.
Somut olayda borçlu tarafından sunulan ve ilgili yerden temin edilen dekontlarda bir kısım ödemelerin aylık nafaka miktarı yada katları olmadığı, buna rağmen nafakaya ilişkin olduğuna dair açıklama olmayan ve alacaklı yanca nafaka borcuna yönelik olduğu yönünde kabulün de olmadığı bu ödemelerin bilirkişi raporu ve ek raporda hesaba dahil edildiği görülmüştür.
O halde mahkemece yapılacak iş; açık atıf bulunan veya atıf bulunmasa dahi miktar itibariyle aylık nafaka miktarı veya nafaka katları kadar olan ödemelerin nafaka ödemesi kabul edilip nafaka borcuna mahsuben yapıldığının kabulü gerektiği nazara alınarak; bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366 ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.


Yorumlar