top of page

Anlaşma Protokolü Esas Alınarak Taraflar Dinlenmeden Anlaşmalı Boşanma Kararı Verilebilir Mi?

  • 24 Oca 2024
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 23 Oca


Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesinde düzenlenen anlaşmalı boşanma kurumu evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılması karinesine dayanarak taraflara hızlı ve pratik bir boşanma imkanı sunar. Ancak kanun koyucu bu sürecin suiistimal edilmemesi ve tarafların gerçek iradelerinin hiçbir baskı altında kalmadan serbestçe açıklandığından emin olunması için hakimin tarafları bizzat dinlemesi şartını getirmiştir.


Bu şart, davanın avukatla takip edilip edilmediğine bakılmaksızın zorunlu bir usul kuralıdır. Hakim, eşleri aynı anda duruşma salonunda görmeli, boşanma ve protokol şartları konusundaki iradelerini kendi kulaklarıyla duymalıdır.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2021/7601 E., 2021/6759 K. sayılı kararına konu olayda; tarafların avukatları tarafından imzalanan bir boşanma protokolü mahkemeye sunulmuş ve eşlerden biri yurtdışında (Fransa'da) olduğu için duruşmaya fiziken katılmamıştır.


Mahkeme, yurtdışındaki eşi oğlunun cep telefonu üzerinden görüntülü arayarak dinlemiş ve boşanmaya karar vermiştir. Ancak Yargıtay, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebi üzerine bu yöntemin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğuna hükmetmiştir.


Kararın temel gerekçesine göre boşanma kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Vekaletname ile yetkilendirilmiş olsa dahi, anlaşmalı boşanma protokolünün altında bizzat eşlerin asıl imzalarının bulunması gerekmektedir.


Sadece vekillerin (avukatların) imzaladığı bir protokol hakimin vicdani kanaat oluşturması için yeterli bir dayanak kabul edilemez. Yargıtay, tarafların iradelerinin uyuştuğunu gösteren belgenin bizzat asiller tarafından imzalanmış olmasını geçerlilik şartı olarak aramaktadır.



Taraf vekillerince imzalanmış anlaşma protokolü esas alınarak taraflar dinlenmeden anlaşmalı boşanma kararı verilemeyeceğine ilişkin Yargıtay Kararı


Ayrıca, duruşma esnasında taraflardan birinin usulüne uygun olmayan bir yöntemle (cep telefonu üzerinden görüntülü arama gibi) dinlenmesi bizzat dinlenme şartını karşılamaz.


Sonuç olarak; anlaşmalı boşanma davalarında hakim tarafları dinlemek zorundadır, aksi halde verilen boşanma kararları bozulma riskiyle karşı karşıyadır.


Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Taraf vekillerince imzalanmış anlaşma protokolü esas alınarak taraflar dinlenmeden anlaşmalı boşanma kararı verilemeyeceğine ilişkin Yargıtay Kararı


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/7601 E., 2021/6759 K.


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 07.09.2021 tarihli yazısı ile istenilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:


Davacı erkek tarafından TMK 166/3 maddesine dayalı olarak boşanma davası açılmış, mahkemece tarafların TMK 166/3 maddesi uyarınca boşanmalarına, velayetlerin davalı anneye verilmesine, çocuklar ve davalı kadın yararına nafakaya hükmedilmiş, hüküm her iki tarafın temyiz etmemesi üzerine 30.03.2018 tarihinde kesinleştirilmiş, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 07.09.2021 tarihli yazısı ile, karar ile ilgili kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş, dosya Dairemize gönderilmiştir.


4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılacağı, bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesinin şart olduğu düzenlenmiştir.


Somut olayda dosyanın incelenmesinden; tarafların dosyaya sunduğu 05.02.2018 tarihli anlaşmalı boşanma protokolünün taraflarca değil, taraf vekilleri tarafından imzalandığı, ayrıca 06.02.2018 tarihli duruşmada davacı erkeğin hazır bulunmadığı, davacı erkeğin Fransa`da bulunması sebebi ile oğlu Yasin Öztürk`ün cep telefonundan davacı erkeğin görüntülü olarak aranarak beyanının tutanağa geçirildiği ve bu şekilde tarafların boşanmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda bahsedilen kanun hükmü gereğince davacı ve davalı asıl tarafından imzalanmış anlaşma protokolü olmadan ve davacı erkek duruşmada hazır olup mahkeme hakimince bizzat dinlenilmeden Türk Medeni Kanunu`nun 166/3. maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.


SONUÇ: Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 363/1. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA oybirliğiyle karar verildi. 04.10.2021 (Pzt.)

bottom of page