top of page

Eşin Hırsızlık Suçundan Mahkum Olması Boşanma Sebebi Midir?

  • 31 Oca 2024
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 21 Oca


Türk Medeni Kanunu'nun 163. maddesi, boşanma sebeplerini düzenlerken "Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme" başlığı altında özel bir boşanma nedenine yer vermiştir. Kanuna göre; eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.


Burada kanun koyucu, evlilik birliğinin temelini sarsan eylemin sadece ev içinde değil, ev dışında ve toplumsal hayatta işlenen yüz kızartıcı suçlarla da gerçekleşebileceğini kabul etmiştir. Hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet gibi suçlar, toplum nezdinde küçük düşürücü nitelikte olduğundan, bu suçlardan birinin işlenmesi boşanma için yeterli bir zemin oluşturur.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2012/19722 E., 2013/6974 K. sayılı emsal kararı, hırsızlık suçunun evlilik birliğine etkisini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Karara konu olayda; davacı eş, hem şiddetli geçimsizlik (TMK m. 166/1) hem de suç işleme (TMK m. 163) sebeplerine dayanarak boşanma talep etmiştir.


Yerel mahkeme davayı reddetmiş olsa da Yargıtay, davalı eşin hırsızlık suçundan mahkumiyetinin bulunmasını küçük düşürücü suç kapsamında değerlendirmiş ve bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirdiğine hükmetmiştir. Yüksek Mahkeme'ye göre, hırsızlık gibi yüz kızartıcı bir suçun varlığı halinde, hakimin ayrıca geçimsizliğin boyutunu araştırmasına gerek kalmaksızın boşanmaya karar vermesi gerekmektedir.


Bu tür davalarda en kritik husus, işlenen suçun niteliği ve ispatıdır. Her suç küçük düşürücü (yüz kızartıcı) sayılmaz. Örneğin taksirle işlenen bir trafik kazası bu kapsama girmezken; hırsızlık, zimmet, sahtecilik gibi ahlaki değerlerle çatışan suçlar bu kategoridedir.


Yargıtay kararında vurgulandığı üzere, eşin hırsızlık suçundan ceza mahkemesince verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunması boşanma davasında hakimi bağlayan en güçlü delildir. Suçun işlenmiş olması, eşin ve ailenin toplum içindeki itibarını zedelediği için, diğer eşten evliliği sürdürmesini beklemek hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.



Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2012/19722 E., 2013/6974 K. Eşin hırsızlık suçundan mahkum olması halinde küçük düşürücü suç işleme nedeniyle boşanma davasının kabulüne karar verileceğine ilişkin Yargıtay Kararı


Sonuç olarak, eşinin hırsızlık gibi ağır bir suç işlediğini öğrenen taraf, genel boşanma sebebi olan şiddetli geçimsizlik yerine veya onunla birlikte özel boşanma sebebi olan TMK 163. maddeye dayanarak dava açmalıdır.


Özel boşanma sebebine dayanmak, davacıya ispat kolaylığı sağlar. Çünkü bu maddede, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını uzun uzadıya tanıklarla ispatlamaya gerek yoktur; suçun işlendiğinin ve mahkumiyetin belgelenmesi, birlikte yaşamanın beklenemez hale geldiği karinesini doğurur ve boşanma kararı verilmesi için yeterli kabul edilir.


Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Eşin hırsızlık suçundan mahkum olması halinde küçük düşürücü suç işleme nedeniyle boşanma davasının kabulüne karar verileceğine ilişkin Yargıtay Kararı


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2012/19722 E., 2013/6974 K.


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:


Davacı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayanan şiddetli geçimsizlik yanında Türk Medeni Kanununun 163. maddesinde öngörülen suç işleme nedenine dayanarak da boşanma isteminde bulunmuştur. Toplanan delillerden davalının hırsızlık suçu işlediği ve bu suçtan mahkum olduğu, işlenen suçun küçük düşürücü suçlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple birlikte yaşanması diğer eşten beklenemez hale gelmiştir. Davacının Türk Medeni Kanununun 163. maddesine dayalı davasının kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.


SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.03.2013 (Per.)

Yorumlar


bottom of page