Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Kararı Verilebilmesi İçin Sağlık Raporu Gerekir Mi?
- 29 Oca 2024
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 21 Oca
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada İyileşmezlik Şartı Ve Sağlık Kurulu Raporunun Önemi
Türk Medeni Kanunu’nun 165. maddesi, akıl hastalığını özel bir boşanma sebebi olarak düzenlemiştir. Kanuna göre, eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu hastalığın diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmesi durumunda boşanma davası açılabilir. Ancak kanun koyucu, evlilik birliğini korumak adına bu sebebe dayalı boşanmayı oldukça sıkı şekil şartlarına bağlamıştır.
Her psikolojik rahatsızlık veya ruhsal bunalım boşanma nedeni sayılamayacağı gibi teşhis edilen her akıl hastalığı da doğrudan boşanma hakkı vermez. Yargının burada aradığı en temel kriter hastalığın tedavi edilemeyecek düzeyde olmasıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2014/10881 E., 2014/21734 K. sayılı kararı, akıl hastalığına dayalı boşanma davalarındaki ispat yükümlülüğünü netleştiren emsal bir içtihattır. Karara konu olayda, yerel mahkeme eşlerden birinin rahatsızlığını gerekçe göstererek boşanmaya hükmetmiş olsa da Yüksek Mahkeme dosyada bulunan sağlık raporunu yetersiz bulmuştur.
Yargıtay'ın bozma gerekçesine göre; hükme esas alınan raporda davalı eşin akıl hastalığının bulunduğuna değinilmiş ancak bu hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığı konusunda net bir tıbbi görüş belirtilmemiştir. Oysa TMK m. 165 uyarınca boşanmaya karar verilebilmesi için hastalığın tıbben iyileşme ihtimalinin olmadığının açıkça tespit edilmesi zorunludur.
Bu tür davalarda mahkemenin vicdani kanaati veya tanık beyanları hastalığın niteliğini belirlemede tek başına yeterli değildir. Hukuki sürecin selameti açısından, tam teşekküllü bir devlet hastanesinden veya üniversite hastanesinden alınacak Resmi Sağlık Kurulu Raporu (Heyet Raporu) şarttır.
Bu raporda sadece hastalığın tanısı değil hastalığın kronikleştiği ve tıbbın bugünkü imkanlarına göre iyileşme umudunun bulunmadığı ibaresi mutlak surette yer almalıdır. Aksi takdirde, tedavi edilebilir nitelikteki ruhsal rahatsızlıklar akıl hastalığı nedeniyle boşanma sebebi değil ancak şiddetli geçimsizlik (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) kapsamında değerlendirilebilir.

Ayrıca söz konusu Yargıtay kararı, akıl hastalığı bulunan eşlerin dava ehliyeti konusuna da dikkat çekmektedir. Akıl hastalığı iddiası varsa mahkeme öncelikle bu kişinin ayırt etme gücünü ve vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğini araştırmalıdır.
Eğer eş kısıtlanmışsa (vesayet altına alınmışsa), davanın doğrudan eşe değil ona atanan vasiye yöneltilmesi ve vasinin de vesayet makamından dava açma veya davayı takip etme izni alması gerekmektedir. Bu usuli eksiklikler (taraf teşkili ve dava şartı) tamamlanmadan esasa girilerek verilen boşanma kararları Yargıtay denetiminde kamu düzenine aykırılık nedeniyle bozulmaktadır.
Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay Kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014/10881 E., 2014/21734 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından (6100 s. HMK. m.114/1-d) olup, bu husus kamu düzeniyle ilgilidir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (6100 s. HMK. m.115/1) Davada, davacı-karşı davalı (kadın)'ın ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delille de doğrulanmıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; Türk Medeni Kanununun 405. ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 56. maddesi uyarınca davacı-davalı (kadın)'ın vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir. Bu yön göz önünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
2-Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması zorunludur. Toplanan delillerden, davalı-karşı davacı (koca)'nın yargılamanın devamı sırasında Seydişehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.11.2013 tarih ve 2013/599 esas, 2013/672 karar sayılı kararıyla, akıl hastalığı sebebiyle kısıtlandığı ve kendisine M.. Ö...'ın vasi olarak atandığı anlaşılmaktadır. Karşı davanın açıldığı tarihte davalı-karşı davacı (koca) ile ilgili kısıtlılık kararı bulunmamaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında; vasiye vesayet makamından izin alması (TMK md. 462/8) için mehil verilmesi ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yargılamaya devamla karşı davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Kabule göre de; akıl hastalığı nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi gerekir (TMK md.165). Dosya içerisinde bulunan ve hükme dayanak yapılan Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesine ait raporda davalı-davacı (koca)'nın akıl hastalığının geçmesine olanak bulunmadığı yönünde herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece davalı-davacı (koca)'nın Türk Medeni Kanununun 165. maddesinde öngörülen derecede akıl hastası olup olmadığı yönünde yeniden rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeple her iki boşanma davası yönünden de BOZULMASINA, bozma sebebine göre boşanmanın fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.11.2014 (Çrş)

Yorumlar