top of page

Yıllık İzin Talep Dilekçesi Yıllık İznin Kullanıldığının İspatı İçin Yeterli Midir?

  • 11 Ağu 2024
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 19 Oca


İş hukukunda yıllık ücretli izin hakkının kullandırıldığının ispat yükü, 4857 sayılı İş Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca işverene aittir. İşveren, yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer belgelerle kanıtlamak zorundadır.


Ancak uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir hata, işçinin izne çıkmadan önce doldurduğu "Yıllık İzin Talep Dilekçesi"nin, izinlerin fiilen kullanıldığına dair kesin bir delil olarak kabul edilmesidir. Oysa hukuk mantığı açısından bir hakkın talep edilmesi ile o hakkın fiilen kullanılmış olması birbirinden tamamen farklı hukuki olgulardır.


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2020/2101 E., 2020/10614 K. sayılı emsal kararı, bu konudaki tartışmalara netlik kazandırmıştır. Söz konusu karara konu olayda; mahkeme, işçinin imzasını taşıyan matbu bir izin talep formuna dayanarak yıllık izin ücreti talebini reddetmiştir. Ancak Yüksek Mahkeme, işveren onayı bulunmayan ve sadece işçinin "izin kullanma isteğini" içeren bir dilekçenin, o iznin işveren tarafından onaylandığını ve işçinin bu tarihlerde fiilen izne çıktığını ispatlamaya yetmeyeceğine hükmetmiştir. Talep, icazet (onay) ile buluşmadığı sürece sadece bir niyet beyanı olarak kalır.



Yıllık izin talep dilekçesinin tek başına yıllık iznin kullanıldığının ispatı için yeterli olmadığına ilişkin Yargıtay kararı


Bu noktada talep ve ifa kavramlarının ayrımı hayati önem taşır. İşçi izin talep etmiş olabilir ancak işveren işin yoğunluğu veya organizasyonel gerekçelerle bu talebi reddetmiş, ertelemiş veya görmezden gelmiş olabilir. Dolayısıyla, sadece "Şu tarihlerde izin kullanmak istiyorum" yazılı bir belge, iznin kullandırıldığını kanıtlamaz. Yargıtay, bu tür durumlarda şüpheyi gidermek adına işçinin kendisine (asil) izni o tarihlerde fiilen kullanıp kullanmadığının sorulması (isticvap) gerektiğini, eksik incelemeyle karar verilemeyeceğini belirtmiştir.


Sonuç olarak işverenlerin, yıllık izin süreçlerini yönetirken sadece talep formlarını arşivlemeleri, ileride doğacak işçilik alacağı davalarında onları korumaya yetmeyecektir. Hukuki güvenliğin sağlanması adına; izin talep formunun işveren tarafından "uygundur" şerhi ile onaylanması ve izin dönüşünde işçinin imzasını taşıyan "Yıllık İzin Defteri" veya "İzin Kullanım Çizelgesinin" eksiksiz tutulması şarttır. Aksi halde, sadece talep dilekçesine güvenmek, işverenin aynı izin ücretini faiziyle birlikte tekrar ödemek zorunda kalmasına yol açabilir.


Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Yıllık izin talep dilekçesinin tek başına yıllık iznin kullanıldığının ispatı için yeterli olmadığına ilişkin Yargıtay kararı


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/2101 E., 2020/10614 K.


MAHKEMESİ :İş Mahkemesi


DAVA TÜRÜ : ALACAK


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:


Davacı İsteminin Özeti:


Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 23.12.2005-16.12.2011 tarihleri arasında çalıştığını ve hizmet süresinin ilk 3 yılında uluslararası tır şöförü olarak ve son 2 yıl garaj amiri olarak çalıştığını, aylık ücretinin asgari ücret + harcırah olduğunu, Türkiye'den Avrupa ülkelerine ayda ortalama 1,5-2 sefer yaptığını ve sefer başı 350-400 EURO, İtalya Trieste Avrupa ülkeleri arasında 3-4 sefer yaptığını ve sefer başı 250 EURO ücret aldığını, garaj amiri olarak çalıştığı dönemde 1200 EURO ücret aldığını, ücretinin asgari ücret kısmı banka kanalı ile kalanının elden ödendiğini, davalının aylık ücretleri sürekli geç ve düzensiz ödediğini, belirli bir yakıt limiti vermeye davalının bir çok sefer dönüşü aracın bu kadar yakmayacağını söyleyerek davacının harcırahlarından fazla yakıt sarfiyatı nedeni ile kesintiler yaptığını ve kesintilerin 1800 EURO civarında olduğunu, haftada 7 gün 08.30-18.30 saatleri arasında çalıştığını ve garaj amiri iken 24.00,02.00 saatlerine kadar çalıştığını, davalının hafta tatili ve fazla mesai ücretlerini ödemediğini, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştırılan davacının bu çalışmalarının ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, izin ücretlerinin ödenmediğini, davalının sigorta matrahını eksik göstererek sigorta primlerini eksik ödediğini, davacının son dönemlerde psikolojik baskılara maruz kaldığını ve belirtilen sebeplerle iş aktini haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, sefer ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.


Davalı Cevabının Özeti:


Davalı vekili, davacının davalı işyeri çalışanı olmadığını, başka bir işyerinde çalışmak için 16.12.2011 tarihinde istifa ettiğini, işten ayrılması için baskı yapılmadığını, davacının 21.11.2011 tarihinde talep ettiği izninin verilmesinden sonra işe dönmediğini ve ihtar gönderilmesinden sonra istifa dilekçesi verdiğini, 30.11.2011 tarihinde noter kanalı ile işe davet edildiğini ve davacının devam etmek istemeyerek işe dönmediğini, kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini, ibra ile tüm mesai ücretleri, hafta tatili ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiğini, yıllık ücretli izin alacağı olmadığını, iddia edilen mesai saatlerinin gerçek olmadığını, haftada 45 saat çalışıldığını, milli bayramlar, 1 Mayıs ve 1 Ocak'ta izin kullanıldığını, davalının davacıya sefer başı ücret ödemediğini, yakıt kesintisi iddiasının davacı talepleri ile çeliştiğini, sefer alacağı olmadığını ve olsa dahi zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.


Mahkeme Kararının Özeti:


Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.


Temyiz:


Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.


Gerekçe:


1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.


2-Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporundan sonra davalı tarafın ibraz ettiği izin belgesine itibarla yıllık ücretli izin alacağı belirlenmiştir.


Söz konusu izin belgesi, “Yıllık İzin Talep Dilekçesi” başlığı altında matbu olarak tanzim edilmiş olup, davacının 03.10.2011 ilâ 31.10.2011 tarihleri arasında ücretli izin kullanma talebini ihtiva etmektedir. Bu belge üzerinde davalı işverenin bir onayı da bulunmamaktadır. Davacının imza inkârı bulunmamakla birlikte bu belge tek başına iznin kullanıldığını ispat için yeterli değildir.


Mahkemece yapılacak iş, davacı asilden bu izin belgesinde belirtilen tarih aralığında iznini kullanıp kullanmadığının sorulması ve sonucuna göre izin alacağının belirlenmesinden ibarettir.


Eksik araştırmayla izin alacağının hüküm altına alınması tekrar bozmayı gerektirmiştir.


SONUÇ:


Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar


bottom of page